2 Ekim 2014 Perşembe

Yeni Dünya Bir Rüya

Yeni Dünya Bir Rüya

Sonu gelmeyen bir yoldaydı sanki koşuyordu nefes nesefese kaçıyordu. Bir yol ki gittikçe uzaklaşan. Biraz korku biraz endişe biraz heyecan, merak hepsi onunlaydı. Sesler geliyordu ardından rahatsız edici aynı sesler hayatı boyunca duyduğu yalan sesler.. O sesler ki en derinden gelen bu kez gerçekten işitmediği gercekten dinlemediği. Belirsiz yüzler görüyordu flu. Tanıyamıyordu maskeli yüzler. Her adımında birileri vardı her renk maskeyle saklanmış sahte yüzler... Tek hissettiği koşmak zorunda olduğuydu o yüzlerden kaçmak zorunda olduğuydu. 1-2-3-4-5... Sayısız bir sürü yüz. Peki hiç kimse yok muydu dönmeye değer? Hiç kimse kimsecikler, yalnızlığında tek başına. Kacmak herkes ten kurtulmak istiyordu. Zarar veren yalnızlık değildi insana, esir olmuş ruhlarda yine başka ruhların. Yok muydu sahteliğin olmadığı bir dünya yada sadece bir rüya yasakların olmadığı.. Durdu yolun sonu uçurum. Yeni benliğin başlangıcı. Arkasına dönüp bakmaya cesareti yoktu... Ya şimdi atlayacak tüm hayatını unutacak yada geri dönüp eskisi gibi yine o kargaşanın içinde bulacaktı kendini... Esaret zincirlenmiş bir beden... Ruhu hala onunla olduğu için şanslıydı. Şimdi tek gayesi ruhunu kurtarmaktı. Yorgunluk, umutsuzluk binlerce dalga çarpmış küçük bir sandal alabora olan.. Alabora hayat... Hersey darmadağın. Yeteri kadar mutluluk çoğuna gerek yok... Sadece yeteri kadar ... Kapat gözünü, uzun bir uykuya dal.. Atladı sonsuzluk... Gözünü açtığında herşey farklı olacaktı...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder